Tragedyalar, 1830 güzünde, yazarın kolera salgını çıkınca kapandığı yeni malikânesinde —Boldino, Nizhny, Novgorod— gözaltında geçirdiği bir küskünlük döneminde yazılmış. Onları Türkçeye çevirirken, önce seçilen kahramanları ve Puşkin in yaşamını düşündüm, aralarındaki ortak özellikleri saptamaya çalıştım. Yazarı da katarsak, bütün bu kahramanlar, kişisel özelliklerinden ötürü, yaşadıkları toplumun genel-geçer değer ölçülerine, ahlak anlayışına ters düşen kişiler; belki ele o yüzden kişisel tragedyalarını "gerçekleştirmek" zorunda kalıyorlar. Örnekse: Mozart, dâhilerin kötülük yapamayacağı inancını taşıdığından, Don Juan, çevresindeki herkesi kandıracak o kıvrak zekâya sahip olmasına karşın son anda açık sözlü davranmayı seçtiğinden; Albert, pinti bir babaya ruh cömertliğiyle karşı çıkan bir oğul olduğundan; Şenliğin Efendisi, dinsel baskıya boyun eğmeyecek bir ahlak anlayışını savunduğundan. Bu saptama, onları konuştururken nasıl bir Türkçe kullanacağım konusunda yol gös...
Sayfalar bir kitabın üzerine tıkladığınızda sağ tarafta yer alacaktır.