Üç gündür hiç durmadan yağan yağmur, kafilenin Külli-ye'nin güney kapısında belirmesiyle birlikte tipiye dönüstü. Rüzgâr yön değistirdi, karsılarına geçti, eğildi, yıldızdan, yere paralel olarak esmeye, fırlattığı buz tanecikleri yeni gelenlerin bacaklannı dalamaya basladı. Onları avlunun kubbeli revaklan-nın altına sığınmıs seyreden Mağdurlar, Taliplerin saskınlıklarını utangaç gülücüklerle karsıladılar.Bunlar da pek gençmisler, ayol!" dedi birisi. Bir baskası, "iki yüz kadar varlar mı?" diye sordu. "Daha fazlar "Yok, canım! Yüz elli ancak var!" "Eh, buna da sükür!Kafile lideri Helsinkili Ingrid'in, "Bir zamanlar îkinci Beyazıt Külliyesi olarak da bilinen Adrianople Islahhanesi" diye baslayan standart tanıtım konusmasına kadar oyalandılar. Yüreklerini dolduran duygudaslık, hüzün ve o garip nafilelik hissi bas» edilemez olunca, baslarını eğdiler, medresenin doğu kanadında kendilerine tahsis edilmis sivri besik tonozlu hücrelerine ...
Sayfalar bir kitabın üzerine tıkladığınızda sağ tarafta yer alacaktır.