Skip to main content

Posts

Showing posts with the label FANTASTiK MACERA

URSULA K. LEGUIN MÜLKSÜZLER

"...Vermediğimiz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir." Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı."Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı."Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin'in, Goldmann ve Goodman'ın geliştirdiği biçimiyle. Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlaki ve ilkesel...

JOANNE KATHLEEN ROWLING HARRY POTTER 7 - ÖLÜMCÜL KUTSALLAR

Harry Potter serisinin 7. ve maalesef ki son kitabı. J.K. Rowling tarafından yazılmış olup Türkiye'de Neredeyse bir fenomen haline geldi ve kitabı okumayan kalmadı. Hatta çoğu kişi defalarca okumuştur.. Her nekadar çocuk kitabı kategorisinde olsada şimdiye kadar okuduğum kitapların arasında sürükleyiciliği, hayal gücü, olayların örgüsü ve daha bir çok açıdan en iyilerden birisiydi. Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Harry Potter 7 Ölümcül Kutsallar (Ölüm Yadigarları)

JOANNE KATHLEEN ROWLING HARRY POTTER 6 - MELEZ PRENS

Dizinin ilk beş kitabında olduğu gibi, bu kitapta da geçmişte sorulmuş pek çok sorunun yanıtını veren J. K. Rowling okuyucuyu yeni sorularla, Harry Potter''ı da yeni sorunlarla baş başa bırakıyor. Büyücüler dünyasında devam eden kargaşa artık Muggle''ların dünyasını da etkilemeye başlamıştır. Harry Potter, Hogwarts''taki altıncı yılını Feci Yorucu Büyücülük Sınavlarına hazırlanarak geçireceğini düşünmektedir. Artık Quidditch takımının da kaptanıdır. Ancak Diagon Yolu''ndaki okul alışverişi sırasında Draco Malfoy''un bir şeyler çevirdiğini fark eder. Lord Voldemort''un geçmişiyle ilgili pek çok bilinmeyen ortaya çıkarken bir yandan da Malfoy''un neyin peşinde olduğunu öğrenmeye çalışan Harry''yi yine zor günler beklemektedir.

JOANNE KATHLEEN ROWLING HARRY POTTER 5 - ZÜMRÜDÜANKA YOLDAŞLIĞI

Dudley dar sokağın duvarına doğru geriledi. Harry asayı tam onun kalbine doğru tutuyordu. Dudley’ye duyduğu on dört yıllık nefretin damarlarında nabız gibi attığını hissediyordu – şimdi saldırmak için, Dudley’ye bir uğursuzluk büyüsü yapıp onu eve ağızsız dilsiz, antenleri uzamış bir böcek gibi sürüne sürüne göndermek için neler vermezdi…

JOANNE KATHLEEN ROWLING HARRY POTTER 4 - ATEŞ KADEHI

Harry Potter dizisinin dördüncü kitabı Harry Potter ve Ateş Kadehi, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda dördüncü sınıfa geçen Harry'nin başından geçenleri konu alıyor. Yaz tatilinde yanlarında kaldığı Dursley'lerden bir an önce kurtulmak isteyen Harry, bir yolunu bulup arkadaşlarıyla birlikte Quidditch Dünya Kupası finalini izlemeye gidiyor. Bu yıl okuldaki en büyük yenilik ise Üçbüyücü Turnuvası. Hogwarts'ın yanı sıra iki rakip büyücülük okulunun katılımıyla gerçekleşen bu etkinlik, yüz yıldan beri ilk kez düzenleniyor. Büyücülük dünyasında her şey her zaman olduğu gibi heyecanla, sürükleyici ve şaşırtıcı. Ancak Harry'nin alnındaki yara izinin ikide bir acıması, korkunç bir olayın yaklaşmakta olduğunun habercisi.

DAVID EDDINGS MALLOREON CILT 1 BATININ MUHAFIZLARI

Belgarion'un Riva Tahtına çıkıp, Menfur Tanrı Torak'ı nasıl öldürdüğünü anlatan Olayların bir Hikâyesidir-- Önsöz'den, Alorya Efsaneleri YEDİ TANRI dünyayı yarattıktan sonra, Tanrılar ile Tanrıların kendilerine seçtikleri halkların barış ve uyum içinde yaşadıkları söylenir. Fakat Tanrısı olmayanların başı Gorim yüksek bir dağa tırmanıp ona tüm kalbiyle durmadan yakanncaya kadar Tanrıların babası UL kendisini ayrı tutup, uzak durmuştu. Gorim'in yakarışları karşısında UL'un kalbi yumuşadı, Go-rim'i kaldırarak onun ve halkı Ulgoların Tanrısı olacağına söz verdi. Tanrı Aldur diğerlerinden ayrı durup Söz ve İrade'nin gücünü Belgarath ile diğer müritlerine öğretti. Günün birinde Aldur, bir çocuk kalbinden daha büyük olmayan yuvarlak bir taş aldı. İnsanlar bu taşa Aldur Taşı adını verdiler; taş muazzam bir güçle doluydu çünkü, zamanın başlangıcından beri var olan Yazgı'nın cisimlendirdiği bir şeydi. Angarak halkının Tanrısı Torak her şeye egemen olup hükmet...

Büyücüler Kralı - Wilbur Smith

BÜYÜCÜLER KRALI Bir dizi savas arabası vadinin dibindeki dar geçitte halkalarını çözen bir yılan gibi hızla ilerliyordu. Erkek çocuk sıranın basındaki arabanın ön siperine yapısmıs, onları hapseden yarlara bakıyordu. Eski mezarların girisleri sarp kayalığa delik desik bir görünüm veriyordu. Karanlık oyuklar bir cin ordusunun acımasız gözleri gibi onu tepeden süzüyordu. Prens Nefer Memnon urpererek gözlerini yardan kaçırdı ve kötülükleri savmak için gizlice sol eliyle gerekli isareti yaptı. Omzunun üzerinden sıranın arkalarına göz atınca, hemen arkadaki arabada olan Taita'nın fırıl fırıl dönen toz bulutlarının arasından onu gözlediğini gördü. Toz, yaslı adamla aracını ince bir katman seklinde örtmüs ve bu derin vadinin dibine kadar sızan bir tek günes huzmesi, mika zerrelerinin üstünde ısıldayarak yaslı adamı yeryüzüne inmis bir Tann'ya benzetmisti. Batıl inançlarından kaynaklanan bu gelip geçici korkusuna yaslı adamın tanık olmasından utanç duyan Nefer suçlu gibi basını eğ...

URSULA K. LEGUIN YERDENIZ ÖYKÜLERI 2

"EVE, gel Tenar! Haydi eve gel!"Derin vadide, alacakaranlıkta, elma ağaçları çiçek açmak üzereydiler; gölgeli dalların arasında, orada burada, tek tuk çiçekler açmıştı; uçuk pembe ve beyaz, tıpkı soluk birer yıldız gibi. Sıra sıra meyva ağaçlarının arasındaki sık, taze ve ıslak otların üzerinde, küçük kız salt koşmuş olmak için koşuyordu; sesi duyar duymaz gitmedi; yüzünü eve dönmeden önce uzun bir daire çizdi. Kulübenin kapısında, arkasından gelen ateşin İşığında bek-leyen anne, ağaçlar altındakararmaya başlayan otların üzerinde uçuşan bir parça devedikeni gibi yukarı aşağı hareket edip koşuşan minicik şekli seyretti. Kulübenin köşesinde, bir hortumun donmuş çamurlarım kazıyarak temizlemekte olan baba, "Neden gönlünün çocuğa bağlanmasına izin veriyorsun?" dediÖnümüzdeki ay onu almaya geliyorlar. Temelli. Onu gömüp, kurtulsak da aynı şey. Zaten yitireceğin birine bağlanmanın yararı ne? O bizim işimize yaramaz. Onualdıklarında para versülerdi hadi neyse, ama verme...

URSULA K. LEGUIN YERDENIZ BÜYÜCÜSÜ 1

BASINI, fırtına yüklü Kuzey Doğu Denizi'nden bir mil kadar yükseğe kaldıran tek bir dağdan oluşmuş GontAdaşı, büyücüle-riyle ünlüdür. Gont'un yüksek vadilerindeki kasabalarından, derin ve karanlık koylanndakilimanşehirlerinden. Adalar Diya-rı'nın hükümdarlarına şehirlerde büyücü olarak hizmet eden veya Yerdeniz'de adadan adaya büyüler yaparak dolaşan birçok Gontlu çıkmıştır. Bazılarının anlattığma görebunların en büyüğü, en azından en büyük gezgini, yaşadığı devirde hem ejderhalar efendisi hem deBaşbüyücü olan Çevik Atmaca adında bir adammış. Çevik Atmaca'nın hayat hikayesi gerek Ged'in Kahra-manlıkları'nda. gerekse başka şarkılarda anlatılmaktadır, ama bu öykü, onun ünlenmesinden, adınaşarkılar yakılmasından önce olanların öyküsüdür.Çevik Atmaca, Kuzey Yakası Vadisi'nin başındaki dağm yükseklerine kurulu Onakçaağaç admda birköyde dünyaya gel-mişti. Bu vadinin çayır ve tarlaları köyün aşağısından kademe kademe denize doğruiner. Bölgedeki diğer ka...

Şafak Vakti - Alacakaranlık serisi 4.Kitap - Stephenie Meyer

Neredeyse öldüğüm deneyimlerim, kendi adil payıma düşenden daha fazlaydı; bu sizin alışkın olduğunuz bir şey değildi.Ölümle tekrar yüz yüze gelmek, yine de, tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünüyordu. Sanki gerçekten felaket için işaretlenmiştim.Zaman zaman tekrar kaçtım, ama arkamdan benim için gelmeye devam etti. Buna rağmen, şu an diğerlerinden çok farklıydı. Korktuğunuz birinden kaçabilirdiniz, nefret ettiğiniz biriyle savaşmayı deneyebilirdiniz. Canavarlar, düşmanlar; bütün o katillere karşı tüm tepkilerimi ayarladım. Sevdiğiniz kişi sizi öldüren kişiyse, size seçenek bırakmaz. Nasıl kaçabilirsin, nasıl savaşabilirsin, bunları yaparken sevdiğin kişinin canını yakabilir misin? Eğer yaşamınız sevdiğiniz kişiye vermek zorunda olduğunuz her şeyse, nasıl olur da vermezsiniz? Eğer bu gerçekten sevdiğiniz kişiyse?

Stephenie Meyer Gece Yarısı Güneşi

Bu, günün uyuyabilmeyi dilediğim zamanıydı. Ya da doğru sözcük Araf mıydı? Eğer günahlarımı telafi etmenin bir yolu olsaydı, bu bir ölçütte çeteleye yazılmalıydı. Can sıkıntısı alışabildiğim bir şey değildi;her gün inanılmaz derecede, bir öncekinden daha tekdüze geliyordu.Sanırım benim uyuma biçimim buydu – eğer uyku aktif dönemler arasındaki hareketsiz durum olarak tanımlanırsa.Kafeteryanın uzak köşesindeki alçıdan geçen çatlaklara, orada olmayanşekiller hayal ederek baktım. Bu, kafamın içinde fışkıran, bir nehir gibi çağıldayansesleri bastırmanın tek yoluydu.Bu seslerden birkaç yüz tanesini sıkıntı yüzünden duymazdan geliyordum.Konu insan zihnine gelince, hepsini daha önceden duymuştum. Bugün bütün düşünceler, buradaki küçük öğrenci grubuna eklenen yeni kişiyle ilgili gülünç bir heyecanla doluydu. Hepsindeilgi uyandırmak çok kısa zaman almıştı. Yeni yüzü her açıdan düşünce üzerine düşüncede görmüştüm. Sadece sıradan bir insan kızı.Gelişinden doğan coşku bıktırıcı şekilde tahmin ed...

ROBERT JORDAN ZAMAN ÇARKI CILT 10 KITAP 1 ALACAKARANLIK KAVŞAĞI

Rodel Ituralde askerliğin büyük kısmının beklemek demek olduğunu bilse de beklemekten nefret ederdi. Bir sonraki savaşı, düşmanın harekete geçmesini, hata yapmasını beklemek. Ağaçlar kadar kıpırtısız haîde kış ormanını izliyordu. Zirvesine giden yolu yanlamış olan güneş sıcaklık vermiyordu. Nefesi yüzünün önünde beyaz beyaz puslanıyor, düzgünce kırpılrryş bıyığına ve siyah tilki kürkü astarlı başlığına kırağı düşürüyordu. Miğferi eyer kaşında asılı olduğu için memnundu. Göğüs zırhı soğuğu yakalıyor, ceketinin ve altındaki kat kat yün, ipek ve keten giysilerin içine işlemesine sebep oluyordu. Acar'ın eyeri bile soğuk geliyordu. Sanki beyaz iğdiş at donmuş sütten yapılmıştı. Miğferi de taksa beyni ekşirdi herhalde. Kış Arad Doman'a geç gelmişti, çok geç, ama bütün şiddetiyle gelmişti. Yaz sıcağı sıradışı bir biçimde güze kadar oyalanmış, ancak kış ortasına bir ay kala kaybolmuştu. Uzun yaz kuraklığından canlı kurtulan yapraklar da renk değiştiremeden donmuşlardı ve şimdi, saba...

ROBERT JORDAN ZAMAN ÇARKI CILT 9 KITAP 2 KIŞIN YÜREĞI

Kutu gibi araba Mat'e gördüğü, tekerlekli evlere benzeyen Tenekeci arabalarını hatırlatıyordu, ama bu araba içinde yaşamak için yapılmamıştı, duvara gömülmüş dolaplar ve iş tezgahlan ile doluydu. İçeriyi dolduran tuhaf, ekşi kokulara karşı burnunu kırıştırarak oturulacak tek şeyin, üç bacaklı taburenin üzerinde rahatsızca kıpırdandı. Kınk bacağı ve kaburgalan hemen hemen iyileşmişti ve o kocaman bina tepesine indiği zaman aldığı yaralar kapanmıştı, ama hâlâ zaman zaman sancıyorlardı. Dahası,duygudaşlık çekmeyi umuyordu. Doğru oynarsanız kadınlar duygudaşlık göstermeye bayılırdı. Parmağtndaki uzun mühür yüzüğünü döndürmeyi bırakmaya zorladı kendini. Bir kadına sinirli olduğunuzu belli ederseniz, üzerine kendi anlamlarını yüklerdi ve duygudaşlık pencereden kaçıp giderdi. "Dinle, Aludra," dedi, en sevimli gülümsemesini takınarak, "artık Seanchanlann senin havaifişeklerine dönüp bakmayacağını biliyor olmalısın. O damane'ter Semavi İşıklar denen bir şey yapıyor v...

ROBERT JORDAN ZAMAN ÇARKI CILT 9 KITAP 1 KIŞIN YÜREĞI

Üç lamba titrek bir ışık yayıyordu, tavanı ve duvarları çıplak beyaz olan küçük odayı aydınlatmak için yeterinden de fazla, ama Seaine bakışlarını ağır, tahta kapıya dikmişti. Mantıksızdı, biliyordu; bir Beyaz Temsilci için aptalca. Kapı pervazından dışarı uzattığı örgü dışarıdaki dolambaçlı koridorlardan zaman zaman uzak ayak seslerinin fısıltılarını getiriyordu, neredeyse işittiği anda solup giden fısıltılar. Çok eskide kalan çömezlik günlerinden bir dosttan öğrendiği basit bir şeydi, ama biri yaklaşmadanuzun zaman önce haberi olacaktı. Zaten pek az insan ikinci bodaımdan daha aşağılara geliyordu. Örgüsü sıçanların uzak çıtırtılarını yakaladı. Işık! Tar Va-lon'da, Kule'nin kendisinde sıçanlar görülmeyeli ne kadar olmuştu? Karanlık Varlık'ın casusları var mıydı aralarında? Huzursuzluk içinde dudaklannı yaladı. Bu konuda mantığın hiçbir faydası yoktu. Doğru. Ama mantıksız. İçinden kahkaha atmak geldi. Bir çabayla isterinin sınırından geri döndü. Sıçanlardan başka bir şey...

Zaman Çarkı Serisi 8.Cilt 1.Kitap-Hançer Yolu - Robert Jordan

Gecenin loş, soğuk karanlığında, Egwene huzursuz uykusundan ve rahatsız edici düşlerinden sersem sersem uyandı. Düşleri, onları gördüğü zamankinden daha da rahatsız ediciydi, çünkü onları hatırlayamıyordu. Egwene'in düşleri her zaman açık olurdu, bir sayfaya basılmış sözler kadar berrak,ama bu düşler bulanık ve korkutucuydu. Son zamanlarda o tür düşleri çok sık görüyordu. Kaçmak, kurtulmak, ama neden kaçtığını asla hatırlamamak isteyerek uyanıyordu ve her seferinde midesi bulanıyor, kararsızlık çekiyor, hattâ titriyordu. En azından başı ağrımıyordu. En azından önemli olması gereken düşleri hatırlayabiliyordu, ama onları nasıl yorumlayacağını bilemiyordu. Farklı maskeler takmış Rand, sonra o maskelerden biri aniden maske olmayı bırakıyor, Rand oluyordu. Perrin ve bir Tenekeci, hemen önlerindeki uçuaımdan habersiz, balta ve kılıçla önlerindeki dikenli çalıları yararak çılgınca kendilerine yol açıyorlar. Ve dikenler onların işitmedikleri insan sesleri ile çığlık atıyorlar. Dev bir ...

Zaman Çarkı Serisi 8.Cilt 2.Kitap - Hançer Yolu-Robert Jordan

Ethenielle, dik, dolambaçlı geçitlerle kaplı, yan yarıya gömülmüş kayalardan ve yan yatmış görünen kocaman yığınlardan oluşmuş, ismiyle bağdaşmayan bu Kara Tepeler'den daha alçak dağlar görmüştü. O geçitlerden bazıları bir keçiyi bile tereddüde düşürürdü. Bu, kuraklığın soldurduğu ormanlarda ve kahverengi otlarla kaplı çayırlarda üç gün yol alabilirdiniz ve sonra aniden kendinizi, dünyadan bihaber yedi, sekiz minik köyden yarım gün uzakta bulurdunuz. Kara Tepeler çiftçiler için zorlu bir yerdi, ticaret yollarının uzağında, artık her zamankinden de sert iklime sahip bir yer. İnsanların görünce gözden kaybolması gereken sıska bir leopar kırk adım ötede, dik bir yamacın tepesinden, Ethenielle'in atlı eşlikçileri ile birlikte geçmesini izledi. Batıda akbabalar bir alamet gibi, sabırla çemberler çiziyorlardı. Kan kırmızı güneşi örten tek bir bulut yoktu, ama bulut denebilecek şeyler vardı. Sıcak rüzgar estiği zaman, toz perdeleri kaldırıyordu. En iyi adamlarından elli tanesi ar...

ROBERT JORDAN ZAMAN ÇARKI CILT 3 YENIDEN DOĞAN EJDER

Pedron NialPın ihtiyar bakışları özel görüşme odasında gezindi, ama düşüncelerle puslanmış kara gözleri hiçbir şey görmedi. Bir zamanlar gençliğinin düşmanlarının savaş sancakları olan lime lime kumaşlar, taş duvarlara kaplanmış koyu renk ahşap panellerin üzerinde soluk renkleriyle pek dikkat çekmiyorlardı. Duvarlar burada, Işığın Kalesi'nin yüreğinde bile kalındı.m Odadaki tek sandalye -ağır, yüksek sırtlı, neredeyse taht gibi- odaya dağıtılmış ve dekorasyonu tamamlayan birkaç sehpa kadar görünmezdi onun için. Zemindeki geniş tahtalara işlenmiş büyük güneş patlamasının üzerine diz çökmüş, hevesini zar zor zapteden beyaz pelerinli adam bile o an için zihninden uzaklaşmıştı, ki pek az kişi onu bu kadar hafife alabilirdi. Niall'a getirilmeden önce Jaret Byar'a yıkanması için zaman verilmişti, ama hem miğferi, hem de göğüs zırhı yolculuktan dolayı rnat-laşmış, fazla kullanılmaktan yıpranmıştı. Karanlık, çökük gözleri, fazla etinin tamamı eriyip gitmiş gibi görünen yüzünde...

ROBERT JORDAN ZAMAN ÇARKI CILT 2 BÜYÜK AV

Ve gün gelecek, insanların yaptıkları yıkılacak ve Çağların Deseni'ne Gölge düşecek ve Karanlık Varlık,elini bir kez daha insanların dünyasına koyacak. Yeryüzünün ulusları, eskimiş kumaşlar gibi yırtılıp parçalanırken, kadınlar ağlayacak ve erkekler haykıracak. Hiç kimse ve hiçbir şey ayakta kalmayacak.Fakat Gölge'nin yüzüne, daha önce yeniden doğmuş olan ve sonsuza dek defalarca doğacak olan biri doğacak.Ejder yeniden doğacak ve yeniden doğuşunda haykırışlar ve diş gıcırtıları duyulacak. Ejder insanları kefen ve küllerle giydirecek ve tüm bağlan kopartarak dünyayı yeniden kuracak. Hepimizi şafak gibi körleştirip doğuracak ve Yenidendoğan Ejder, Son Savaş'ta Gölge ile yüzleşecek ve kanı bize hayat verecek. Bırakın aksın gözyaşları, ey dünyanın halkları, Kurtuluşunuz için ağlayın.Karaethon Döngüsü'nden Ejderin Kehanetleri Arafel Sarayı'nın Baş Kütüphane Memuru Ellaire Marise'idin Alshinn tarafından Üçüncü Çağ'm Yeni Dönemi'nde 231 yılında çevrilmiştir....

ROBERT JORDAN ZAMAN ÇARKI CILT 1 DÜNYANIN GÖZÜ

Zaman Çarkı döner ve çağlar gelip geçer; ardında efsaneye dönüşen anılar bırakır. Efsaneler solup söylenceye döner; söylencelerse, ortaya çıkmalarını sağlayan çağ geri geldiğinde çoktan unutulmuş olurlar. Üçüncü Çağ'da, kehanetler çağında, Dünya ve Zaman dengede durduğunda, puslu dağlarda bir rüzgar eser... Kehanetlerin gerçekleşeceği zamandır bu. Zaman Çarkı, Çağların Deseni'nde bir ağ örmektedir; Dünya dolanan bir ağ, Dünyanın gözü kör edildiğinde, zamanın kendisinin bile ölebileceği bir zaman...

ROBERT ANTHONY SALVATORE KIZIL GÖLGE ÜÇLEMESI 2 LUTHIEN'IN KUMARI

Eriador'da karanlığın hüküm sürdüğü bir zamandı. Avon denizindeki bütün adalan baskı altında tutan Kraln Greensparrow ve büyücü düklerinin, halka karşı yönetimin yanında yer alan, Praeto-rian Muhafızların, tepegözlerin zamanıydı. Zaman, Avon denizinde ruhani yaşamın abideleri olarak inşa edilen, yüce güçlere sadakatin timsali sekiz büyük katedralin çanlarının vergi toplamak için çaldığı zamandı.Ama, zaman umut zamanıydı da. Eriador'un en büyük kenti Montfort'ta İron Cross denilen sıradağların kuzeybatısından özgürlük ve isyan haykırışları yükseliyordu.Şeytan Dük Morkney, Greensparrow'un piyonu, ölüydü arak; çıplak, cılız bedeni, Montfort'un en büyük katedrali Ministry'nin en yüksek kulesinde sallanmaktaydı. Kentin aşağı kesimlerinde, yerleşimin seyrek olduğu bölgede, gururlu Eriadorlular eski kralları düşünür ve yüzyıllar önce tepegözlerle yapılan vahşi savaşın kahramanı Bruce MacDonald'ın adını haykırırken, zengin tüccarlar ve onların tepegöz muhafızları...