Skip to main content

ROBERT ANTHONY SALVATORE KIZIL GÖLGE ÜÇLEMESI 2 LUTHIEN'IN KUMARI

Eriador'da karanlığın hüküm sürdüğü bir zamandı. Avon denizindeki bütün adalan baskı altında tutan Kraln Greensparrow ve büyücü düklerinin, halka karşı yönetimin yanında yer alan, Praeto-rian Muhafızların, tepegözlerin zamanıydı. Zaman, Avon denizinde ruhani yaşamın abideleri olarak inşa edilen, yüce güçlere sadakatin timsali sekiz büyük katedralin çanlarının vergi toplamak için çaldığı zamandı.Ama, zaman umut zamanıydı da. Eriador'un en büyük kenti Montfort'ta İron Cross denilen sıradağların kuzeybatısından özgürlük ve isyan haykırışları yükseliyordu.Şeytan Dük Morkney, Greensparrow'un piyonu, ölüydü arak; çıplak, cılız bedeni, Montfort'un en büyük katedrali Ministry'nin en yüksek kulesinde sallanmaktaydı. Kentin aşağı kesimlerinde, yerleşimin seyrek olduğu bölgede, gururlu Eriadorlular eski kralları düşünür ve yüzyıllar önce tepegözlerle yapılan vahşi savaşın kahramanı Bruce MacDonald'ın adını haykırırken, zengin tüccarlar ve onların tepegöz muhafızları yukarılarda sıkışıp kalmışlardı. Bu küçücük bir şeydi aslında. Bir karanlık tarlasındaki küçücük bir ışık huzmesi, kara bir gecede parlayan yalnız bir yıldız gibiydi. Evet, şeytan büyücü-dük ölüydü; ancak büyücü-kral onun yerini kolaylıkla kapatabilirdi. Montfort, artık yerleşik düzene ve muhafızlarına karşı yapılan ayaklanmaları ve kızgın bir savaşın sancılarını yaşamaktaydı. Avon ordulan henüz gelmemişlerdi. Fakat kara kış ülkeyi sarmaladığında o da olacaktı. Geldiklerinde ise, büyücü-krala karşı ayaklananlar gerçek karanlığın ne olduğunu göreceklerdi. Ama, asiler olaya böyle bakmıyorlardı. Onlar bir çırpıda, hiçbir şey düşünmeksizin birbirlerine kenetlenmiş,umuda dopdolu savaşacaklardı. Tüm isyanlarda olduğu gibi. Montfort'ta savaşın adını anmak, güney Avon hükümdarlığının zulmüne boyun eğmekten bıkmış, gururlu Eriador halkı için hiç de küçük bir şey değildi. Bruce MacDonald'ın adını ağza almak da, Eriador'un yeni kahramanının adını haykırmak da: Morkney'in celladı, henüz kendisi de farkında olmasa da tomurcuklanan isyanın öncüsü.


Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

OĞUZ SAYGIN HAYATIN İÇINDE KIŞISEL GELIŞIM

Kisisel Gelisim Nedir? "Problemler, onları meydana getiren düzeyde çözülemezler." Einstein Basınıza gelen her olay, her problem büyük bir bulmacanın küçük ve anlamsız görünen bir parçasıdır. Ancak bu küçük ve anlamsız parçaları bir bütünlük içerisinde birlestirdiğimiz zaman ortaya mükemmel bir sekil Çıkabilir. Bize anlamsız gelen küçük parçaların nereye ait olduklarını sorgulamaya ve nerelere girebileceğini görmeye basladığımızda, kendimizle ve gerçek hayatla ilgili daha önce hiç farketmediğimiz güçlü inançlarımızın ve büyük hedefleri gerçeklestirmek için bizde var olan özelliklerimizin farkına varırız. Bu farkındalık bize her seferinde neler yapmamız gerektiğini hatırlatır.