Skip to main content

Posts

Showing posts with the label Maksim Gorki

Maksim Gorki Ana

İşçilerin yaşadığı dış mahallenin dumanı ve yağ kokusu içinde, fabrikanın düdüğü her gün böğürüp titreşirdi. Asık suratlı, kasları hâlâ yorgun insanlar, ürkütülmüş hamamböcekleri gibi Jblâşla dışarı fırlardı kül rengi evlerden. Alacakaranlığın soğuğu içinde, kaldırımsız sokaklardan, vıcık vıcık kara pencereleriyle sakin ve kayıtsız bekleyen yüksek taş binaya doru giderlerdi. Adımları şaklardı çirkefte.Uykulu, boğuk haykırışlar karşılardı onları, kötü küfürler savrulurdu. Sonra makinelerin boğuk gürültüsü, istimin homurtusu işitilirdi. Asık suratlı kâra bacalar, mahallenin üstüne kaldırılmış kalın sopalar gibi gökyüzüne doğru yükselirdi.Akşam olup da batan güneşin kızıl ışınları pencere camlarını tutuşturunca, fabrikanın taş karnı kusmuk gibi dışarı atardı öğüttüğü insanları, ve yüzleri isten kararmış işçiler aç insanlara özgü parlak dişlerini göstererek yeniden sokaklara dolar, ortalığa makine yağı kokuları yayarlardı ekşi ekşi. Artık sesler canlı ve hatta neşeli çıkardı, çünkü...

Yol Arkadaşım - Maksim Gorki

Çocukluk ve ilk gençlik, Narodniklerle ilişkiler Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov'dur. "Acı" anlamına gelen Gorki adını sonradan aldı. 1868 yılında Nijni Novgorod (bugünkü Gorki) kentinde doğdu. Babası M.S. Peşkov, marangozdu. Annesi V. V. Kaşirina,bir boya atölyesi sahibinin Maksim Gorki Yol Arkadaşım  kızıydı.Babasını çocuk yaşlarda yitiren Gorki, bir süre dedesi V. Kaşirin'in evinde yaşadı.Fakat günün birinde V. Kaşirin şöyle dedi torununa: "Aleksey, sen bir madalyon değilsin.Seni ömrümün sonuna kadar boynumda taşıyamam. Haydi git, ekmeğini kazan." Gorki "ekmeğini kazanmaya" gitti bunun üzerine. O sırada on bir yaşındaydı. Bir sürü işe girip çıktı. Dükkânlarda çıraklık,bir gemide ahçı yamaklığı yaptı. Maksim Gorki Yol Arkadaşım Ahçıbaşı, o dönemin Rusyasında çok raslanan okumuş emekçilerdendi.Gorki'nin kitaplara ilgi duymasında büyük etkisi oldu bu adamın. Aleksey hiç durmadan okumaya  başladı ondan sonra. Eline ne geçtiyse, yutarcasına...