Çocukluğuma ait ilk hatıram bir yangındır. Belki henüz kucaktaydım. Belki de yürüyordum. Fakat herhalde çok küçüktüm. Çünkü hatıramda bundan daha eski bir iz yoktur. Dünyaya bu yangın içinde gözlerimi açmış, ha yata bir yangınla başlamış gibiyim... Ben bir sınır şehrinde doğdum Evimiz bu şehrin en kenar mahallesindeydi . Bu mahalleden, şehrin doğusunu sa ran sırtlar üzerinde küçük bir köy görünüyordu. Yangın bu köydeydi. Akşam çöküyordu. Ufku önce duman dalgaları kapladı. Sonra bu duman dalgalarıyle alevler birbirine karıştı. Nihayet karanlık başlayıp da gece koyulaşınca, göklere vuran kara kı zıllık, ufka yerleşti ve köyün üstüne çöktü. Yaşım ilerledikçe bu yangınların nicelerini gördüm. Dene bilir ki çocukluğum, onların kızıllığı içinde geçti. Doğuşum da bir harp yılma rastlamış (2). Zaten o yıllar sükûn yılları değildi. O yıllar kanlı, muammalı bir asra ge beydi. Bir asır sona eriyordu. Yeni bir asır doğmak üzereydi. Şu acayip, ...
Sayfalar bir kitabın üzerine tıkladığınızda sağ tarafta yer alacaktır.