Gecenin loş, soğuk karanlığında, Egwene huzursuz uykusundan ve rahatsız edici düşlerinden sersem sersem uyandı. Düşleri, onları gördüğü zamankinden daha da rahatsız ediciydi, çünkü onları hatırlayamıyordu. Egwene'in düşleri her zaman açık olurdu, bir sayfaya basılmış sözler kadar berrak,ama bu düşler bulanık ve korkutucuydu. Son zamanlarda o tür düşleri çok sık görüyordu. Kaçmak, kurtulmak, ama neden kaçtığını asla hatırlamamak isteyerek uyanıyordu ve her seferinde midesi bulanıyor, kararsızlık çekiyor, hattâ titriyordu. En azından başı ağrımıyordu. En azından önemli olması gereken düşleri hatırlayabiliyordu, ama onları nasıl yorumlayacağını bilemiyordu. Farklı maskeler takmış Rand, sonra o maskelerden biri aniden maske olmayı bırakıyor, Rand oluyordu. Perrin ve bir Tenekeci, hemen önlerindeki uçuaımdan habersiz, balta ve kılıçla önlerindeki dikenli çalıları yararak çılgınca kendilerine yol açıyorlar. Ve dikenler onların işitmedikleri insan sesleri ile çığlık atıyorlar. Dev bir terazide iki Aes Sedai'yi tartan Mat ve kararına dayalı... Egwene ne olduğunu bilemiyordu;
![]() |

