Sırtımdan soğuk terler boşandı. Çok korkmuştum, ama hemen sonra karşımda duranın bir kız çocuğu olduğunu farkettim. O anda bu tanımadığım çocuğun garip görüntüsü yerine iki gün önce ölen ihtiyar Smith'in kendisi karşıma çıkmış olsaydı, bu kadar korkmazdım.Küçük kız sessizce yaklaşıp önümde durdu. Daha ağzından tek söz çıkmamıştı.Çocuğa daha dikkatlice baktım. Oniki, onüç yaşlarında, ağır bir hastalıktan yeni kalkmış gibi çok zayıf, solgun, ufak tefek bir kızdı. îri, kara gözleri ise tersine, son derece canlı, parlaktı. Sol elindeki eski, yırtık bir atkıyla akşam serinliğinde üşümüş göğsünü örtüyordu. Giysileri parça parçaydı. Tarak yüzü görmemiş gür, siyah saçları dağınıktı, iki dakika kadar böylece karşılıklı bakıştık.
Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...



