Skip to main content

Düello - Anton Çehov

Sabahın saat sekiziydi; subayların, memurların, yabancı-larjn sıcak ve boğucubir geceden sonra âdet. -üzere denizde banyo ederek kahvelerini, çaylarını içmekiçin gazinolara girdikleri saatti.Başında Maliye Nezaretinin kasketi, ayakları terîikli, 28 yaşında zayii, sarışınbir genç olan İvan Andreyiç Layevski denize girmeğe geldiği zaman sahilde birçoktanıdıklarına, bunlar arasında da dostu askerî doktor Samoylenko'ya ras-lamıştı.iri ve saçları dibinden kesilmiş kısa boylu, kırmızı yüzlü, büyücek burunlu,gür, siyah saçlı, kırçıl favorili, şişman, gebeş, üstelik de kısık, çatlak sesliSamoylenko her yeni gelene tatsız bir burbon (1) ve yaygaracı intibaı verir, amailk tanışıklığın üstünden iki, üç gün geçince yüzü fevkalâde iyi.sevimli,hatta güzel görünmeğe başlardı.lîantallığına, sesinin tonundaki kabalığa rağmen yumuşak, sonderece iyi, temiz kalbli, iyilik etmeği sever bir adamdı. Şehirde herkesle senli benliydi: herkesödünç para verir, herkesi tedavi eder, evlendirir, barıştırır, kır âlemleritertir beder, şiş kebapları, çok nefis kefal çorbaları pişirir, her zamanbirisinin isi için koşar, rica da bulunurdu. Daima neşeliydi.. Umumi kanaategöre kusursuz bir adamdı. Yalnız iki zayıf tarafı vardı: birincisi, kendifaziletinden utanır, sert, bakışlarla, yapmacık bir kabalıkla bunu örtmeğeçalışırdı. İkincisi, sadece devlet müşaviri (2) olduğu halde. hastabakıcılarınve erlerin  ona ekselans, demelerinden hoşlanırdı.fi) Burbon: kaba, müstebit, adam (Bourbon hanedanından) (2) Derlet müşaviri:eski Rusyada bir unvan.

Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)