Sabahın saat sekiziydi; subayların, memurların, yabancı-larjn sıcak ve boğucubir geceden sonra âdet. -üzere denizde banyo ederek kahvelerini, çaylarını içmekiçin gazinolara girdikleri saatti.Başında Maliye Nezaretinin kasketi, ayakları terîikli, 28 yaşında zayii, sarışınbir genç olan İvan Andreyiç Layevski denize girmeğe geldiği zaman sahilde birçoktanıdıklarına, bunlar arasında da dostu askerî doktor Samoylenko'ya ras-lamıştı.iri ve saçları dibinden kesilmiş kısa boylu, kırmızı yüzlü, büyücek burunlu,gür, siyah saçlı, kırçıl favorili, şişman, gebeş, üstelik de kısık, çatlak sesliSamoylenko her yeni gelene tatsız bir burbon (1) ve yaygaracı intibaı verir, amailk tanışıklığın üstünden iki, üç gün geçince yüzü fevkalâde iyi.sevimli,hatta güzel görünmeğe başlardı.lîantallığına, sesinin tonundaki kabalığa rağmen yumuşak, sonderece iyi, temiz kalbli, iyilik etmeği sever bir adamdı. Şehirde herkesle senli benliydi: herkesödünç para verir, herkesi tedavi eder, evlendirir, barıştırır, kır âlemleritertir beder, şiş kebapları, çok nefis kefal çorbaları pişirir, her zamanbirisinin isi için koşar, rica da bulunurdu. Daima neşeliydi.. Umumi kanaategöre kusursuz bir adamdı. Yalnız iki zayıf tarafı vardı: birincisi, kendifaziletinden utanır, sert, bakışlarla, yapmacık bir kabalıkla bunu örtmeğeçalışırdı. İkincisi, sadece devlet müşaviri (2) olduğu halde. hastabakıcılarınve erlerin ona ekselans, demelerinden hoşlanırdı.fi) Burbon: kaba, müstebit, adam (Bourbon hanedanından) (2) Derlet müşaviri:eski Rusyada bir unvan.
Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

