Skip to main content

EKREM SAĞIROĞLU ZAMAN BILINCI

Đçinde bulunduğumuz su dönemlerde "zaman" kavramının anlasılması ve iyi kullanılması meyanında bazı çalısmalar yapılmıs, küçük çaplı da olsa, birkaç kitap yayınlanmıstır. Fakat, bu çalısma ve yayınların çoğu "dünyevi" bir zihniyetle hazırlanmıs olup, liberal ekonomi ve kapitalist dünya görüsü çizgisindedir. Kısaca, is ve kazanç dünyasına yöneliktir. Yani bu kitaplar, zamanı kullanarak çok is basarmak, çok kazanç elde etmek, daha fazla üretim yapmak... gibi hedefleri esas almaktadır. Bizim bu mütevazi çalısmamız ise; diğerlerinden farklı olarak, insanın kendi zamanını Müslümanca yasayabilmesine yardımcı olmak gibi daha kârlı bir amaca
yöneliktir.
Baska bir ifadeyle bu çalısmamızda: Ferdi ve toplumsal hayatta zamanı Müslümanlastırmak, geçmekte olan zamanı iman ve Đslam suuruyla doldurup bereketli kılmak, böylece geçip giden zamanı lehimize çevirmek ... gibi gayeler güdülmüstür.
Zamanın; laik, kapitalist/materyalist insanda tümüyle bir ziyan olduğu
süphesizdir. Yani, Đslam'ı hayatın g&r yesi saymadığından, ebedi saadet itibariyle, bu insanın mutlak bir ziyan ve hüsranda olduğu, süphe götürmez bir hakikattir. Müslümanlarda ise, bu anlamda bir ziyan söz konusu olmamakla beraber, bu alanda bir gaflet, bir savurganlık ve vurdumduymazlık hali gözlenmektedir. Öyle ki zaman, basit, önemsiz, gereksiz ve hatta zararlı seylerle israf edilmekte, hem ferdi hayat hem de cemaat planında zaman imkanı kaybedilmektedir.

Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)