Skip to main content

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Başkasının Karısı

Size bir şey sormama izin verir misiniz, efendim?
Yolcu irkildi ve sokak ortasında, akşamın sekizinde kendisine
teklifsizce sokulan kürklü kişiye biraz korkarak baktı.
Petersburglu biri, hiç tanımadığı başka bir adamla sokakta
birdenbire birşeyler konuşmaya başlarsa ötekinin kesin olarak
korkuya düşmesi pek doğaldır.Böylece yolcu sarsıldı, biraz da korktu. Kürklü adam dedi ki:- Sizi rahatsız ettiğimden dolayı beni bağışlayın, ben.. ben vallahi bilmiyorum... Siz, sanırım beni bağışlarsınız...Görüyorsunuz ki ruhsal bir bunalım içindeyim.
Redingotlu delikanlı, kürklü adamın gerçekten ruhsal bir
bunalım içinde olduğunu ancak o zaman görebildi. Karışık yüzü
oldukça solgundu, sesi titriyordu; belki de kafası karmakarışıktı; çünkü sözcükler ağzından pek güçlükle çıkıyordu.
Bir ricada bulunmak istediği belliydi; ama gerekrütbe, gerekse toplumsal konum bakımından belki de daha aşağıolan bir adama böyle kendisini küçük düşürücü bir ricadabulunmanın ona çok zor geldiği görünüyordu. Öyle ya, böylesağlam bir kürkün altına, üzerine gösterişli süsler, nişanlarserpilmiş olan ciddi, pek güzel, koyu yeşil renkli bir frakgiymiş birinin bir ricada bulunması; yakışıksız, uygunsuz,hatta garip bir şey olurdu. Bütün bunların kürklü adamasıkıntı verdiği belliydi; öyle ki, sonunda ruhsal bunalımiçinde olan bu bey dayanamadı; hem heyecanını bastırmak, hemde kendi yarattığı bu hoşa gitmeyen sahneye incelikle son vermek istedi:



Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)