Sahibim," diyerek devam etti metal düğme. "Kabarık saçlı, çatık kaşlıydı ama neşeli gözleri vardı. Çok çalışırdı. Ders
çalışmadığında garda hamallık yapardı. Bütün gün Genç Mu
hafız şarkısını söylerdi. Harcamalarını sadece temel gereksinmelerine indirgemişti. Bir çift yeni pantalon satın aldı, onlarla birlikte beni de. Yalnız bu pantolonu kullandığı söylenemez. Diğer beş delikanlıyla birlikte kullanırdı. Genç ve kuvvetliydiler, parfüm değil, gençlik ve direnç kokarlardı. Kabarık saçlı, hep okuyordu. Sık sık bölge komitesinde konuşmalar yapardı. Uygun bir ifade bulamadığında, pantalonunu çekiştirirdi. Bunu yapardı, çünkü göbek diye bir şey yoktu.Orada komünizmin kokusuyla iyice ıslanırdım; inanın bana,kendimi çok iyi ve çılgın gibi hissederdim.Çocuklar bir gün eve sıkıntı ve kederle geldiler. Tarihsel Maddecilik kitabını almışlar, Gençlik Gerçeği ne abone olmuşlardı, paraları kalmamıştı. Bir iki saat sessizce oturup dü şündüler. Sonra kabarık saçlı, beni sevgiyle çekiştirdi ve coşkuyla konuştu: "Emek Fakültesi ndeki çalışmalarımızı mı tamamlayalım yoksa yeni pantolon mu alalım? Haydi çocuklar, gidelim ve onları pazarda satalım. Müthiş bir neşeyle pantalonlar toplandı. Ama bu arada ben orada kaldım. Yarım saat sonra, hepsi yere uzanmış Tarihsel Maddecilik ı okuyorlardı, Yatağı n altında yatarken, düşündüm: "Er ya da geç güvenilir savaşçı bir komünist gelecek ve kabarık saçlı delikanlı gibi bana değer verecek...""Evet, elbette..." diyen kemik düğme kekeledi.Ama metal düğme, bir küçük görmeyle yere baktı ve komşularına arkasını döndü.



