Bu öyküden ahlakın bir şey kazanamayacağını söyleyeceksiniz. Özür dilerim, insanların tatlıyla beslendiği yeter; bundan mideleri bile bozuldu: Biraz acı ilaç, katı gerçekler gerek onlara. Yine de sözlerimden bu kitabın yazarının, insanların kötülüklerini silip süpürmek gibi yüce bir düşe kapıldığı sonucunu çıkarmayın. Tanrı onu böyle bir küstahlıktan korusun! O sadece, çağdaş bir insanı kendi anladığı gibi, kendi gördüğü gibi çizmeği eğlendirici buldu. Hastalığın belirtilmiş olması bile yeter; nasıliyileştirileceğini Tanrı bilir.IBella "Tiflis ten geliyordum. Küçük yaysız arabamdaki tek yük, yarısına kadar Gürcistan yolculuğumun notlarıyla dolu bir bavuldu. Bu notların çoğu, talihiniz varmış ki, kayboldu; içinde öteki eşyalarımın bulunduğu bavul ise, talihim varmış ki, sapasağlam duruyor.Kayşavur Vadisine girdiğimde, güneş karlı dorukların arkasında saklanmaya başlamıştı bile.Bir Oset olan arabacım, karanlık basmadan önce Kayşavur Dağı na çıkabilmemiz için durmadan kamçılıyordu atları, sesinin olanca gücüyle de türküler söylüyordu. Ne tatlı bir yerdir bu vadi! Yeşil sarmaşıklarla örtülü, çınar ağaçlarıyla taçlanmış kızıl kayalar ve aşılmaz dağlar yükselir çevresinde; suların oyduğu sarı yarlar, uzakta tepelerde karların altın saçakları; aşağıda kasvetli, kara bir derbentten gürültüyle fışkıran adsız bir dereyle birleşen Aragva Irmağı gümüş bir iplik gibi uzanır, bir yılanın derisi gibi parıldar.Kayşavur Dağı nın eteğine gelince bir hanın yanında durduk.Yirmi kadar Gürcü ve dağlı toplanmıştı burada, bağırıp duruyorlardı; biraz ötede, geceyi geçirmek için bir deve kervanı konaklamıştı. Arabamı bu uğursuz dağa çıkarabilmek için mutlaka öküz tutmam gerekiyordu, çünkü güz gelmişti bile, yerler buz içindeydi; yol ise iki kilometreden uzundu.
Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...



