Başlangıcın ve sonun hikâyesi. Torak Kitabı'ndan parçalar*
DİNLEYİN BENİ ANGARAKLAK, adıma, dualarınızı ve kurbanlarınızı eksik etmeyin, çünkü ben Angarak
ülkelerinin efendisiyim. Beni memnun etmezseniz gazabım büyük olur.Sınırsızlığın zamansız boşluğu içinden geleceğe baktım ve gördüm ki, iki Yazgı vardı ve Ebediyetin
sonsuz koridorlarında birbirlerine doğru ilerliyorlardı. Her Yazgı Mutlaktı ve bunların niha-i karşılaşmasında bölünmüş olan her şey bir olacaktı. O anda, olmuş olan, olmakta olan ve olacak olan her şey, bir tek Amaçta birleşecekti. Bunu görür görmez, altı kardeşimi de yanıma aldım ve Yazgıların isteğini gerçekleştirmek için el ele tutuştuk. Ancak benim önayak olduğum bu yaradılış, Babamızı mutlu etmedi. Bizim emeklerimizden yüz çevirip Mutlak'ın tefekkürüne daldı. Tek başıma Korim yükseltilerine gittim, ki artık yok öyle bir yer, ve yarattığım şeyi kabul etmesi için ona seslendim. Ama önayak olduğum işi reddedip benden yüz çevirdi. O zaman yüreğimi ondan soğutup geri döndüm ve ebediyen babasız kaldım.Tekrar kardeşlerime gidip akıl verdim ve el ele tutuşup irademizin aracı olacak olan insanı yarattık, insanı birçok halk halinde yarattık ve her halka tanrısının aramızdan kim olacağını seçme hakkı tanıdık.
Halklar kendilerine birer tanrı seçtiler, ama hiçbir halk, ona üstümüzde efendilik etme hakkı tanımadığımız için hep muhalif ve tatminsiz olan Aldur'u seçmedi. O zaman Aldur kendisini bizden ayırdı ve efsunlarla hizmetkârlarımızı elimizden almaya çalıştı. Ama çok az kişi kapıldı onun efsunlarına.
DİNLEYİN BENİ ANGARAKLAK, adıma, dualarınızı ve kurbanlarınızı eksik etmeyin, çünkü ben Angarak
ülkelerinin efendisiyim. Beni memnun etmezseniz gazabım büyük olur.Sınırsızlığın zamansız boşluğu içinden geleceğe baktım ve gördüm ki, iki Yazgı vardı ve Ebediyetin
sonsuz koridorlarında birbirlerine doğru ilerliyorlardı. Her Yazgı Mutlaktı ve bunların niha-i karşılaşmasında bölünmüş olan her şey bir olacaktı. O anda, olmuş olan, olmakta olan ve olacak olan her şey, bir tek Amaçta birleşecekti. Bunu görür görmez, altı kardeşimi de yanıma aldım ve Yazgıların isteğini gerçekleştirmek için el ele tutuştuk. Ancak benim önayak olduğum bu yaradılış, Babamızı mutlu etmedi. Bizim emeklerimizden yüz çevirip Mutlak'ın tefekkürüne daldı. Tek başıma Korim yükseltilerine gittim, ki artık yok öyle bir yer, ve yarattığım şeyi kabul etmesi için ona seslendim. Ama önayak olduğum işi reddedip benden yüz çevirdi. O zaman yüreğimi ondan soğutup geri döndüm ve ebediyen babasız kaldım.Tekrar kardeşlerime gidip akıl verdim ve el ele tutuşup irademizin aracı olacak olan insanı yarattık, insanı birçok halk halinde yarattık ve her halka tanrısının aramızdan kim olacağını seçme hakkı tanıdık.
Halklar kendilerine birer tanrı seçtiler, ama hiçbir halk, ona üstümüzde efendilik etme hakkı tanımadığımız için hep muhalif ve tatminsiz olan Aldur'u seçmedi. O zaman Aldur kendisini bizden ayırdı ve efsunlarla hizmetkârlarımızı elimizden almaya çalıştı. Ama çok az kişi kapıldı onun efsunlarına.

