Skip to main content

Efsuncunun Son Oyunu Belgariad 5.Kitap David Eddings

DINLEYIN BENi ANGARAKLAR, ben ki Tanrılar Tanrısı ve Krallar Kralı Torak'ım; secde edin Adıma, dualarınızı ve kurbanlarınızı eksik etmeyin, çünkü ben sizin tannnızım ve Angarak ülkelerinin efendisiyim. Beni memnun etmezseniz gazabım büyük olur.Dünya yaratılmadan önce de vardım, dağlar düz olup denizler ku-ruyunca, dünya yok olunca da var olacağım. Çünkü ben zamandan önce vardım ve zamandan sonra da olacağım.Sınırsızlığın zamansız bosluğu içinden geleceğe baküm ve gördüm ki, iki Yazgı vardı ve Ebediyetin sonsuz koridorlarında birbirlerine doğru ilerliyorlardı. Her Yazgı Mutlaktı ve bunların nihai karsılasmasındabölünmüs olan her sey bir olacaktı. O anda, olmus olan, olmakta olan ve olacak olan her sey, bir tek Amaçta birlesecekti.Bunu görür görmez, altı kardesimi de yanıma aldım ve Yazgıların isteğini gerçeklestirmek için el ele tutustuk. Ayı ve günesi yörüngelerine sokup, bu dünyayı yarattık. Dünyayı ormanlar ve çayırlarla kaplayıp,yarattığımız topraklan, gökleri ve sulan, hayvanlar, kuslar ve balıklarla doldurduk.Yayıncının Notu: Korkunç Torak Kitabı'ndan alındığı iddia edilen bu metin, Nad-raklar arasında dolasan metinlerden biridir. Kitabın resmi kopyalarını ancak Grolim bas-rahipleri görebildiği için, bu versiyonun gerçekliğini kontrol etmek mümkün olmadı, ancak metindeki çesitli ipuçları böyle olduğunu gösteriyor. Çerek Kralı Anheg'in elinde Torak Kitabı'nm gerçek bir kopyasının olduğu söylenir, ama ne yazık ki karsılastırmak için bu kopyayı ele geçiremedik.


Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)