Skip to main content

DAVID EDDINGS ELLENIUM CILT 3 SAFIR GÜL

Eskiden, kasada birtakım ciro hareketleri olurdu." bodrum'daki çardaklı kahvede, kumral bir kadın / kişisel duyum kadıköy kuralları: yorgunluk kalıcı bir durum haline gelirse, geçici olmayan hasarlar bırakabilir, bu hasarların yarattığı organik bileşimin, kanatlardan arka direğe yaptığı ortaların1 sonucuna göre hayatın bütünü saptanır.
1- her sabah aynı yoldan geçmek zorundaydı, mahalle börekçisinden aldığı ve uygun boyutlarda kesilmiş saman kâğıdına sarılı iki yağlı poğaçayı hiçbir tat hissetmeyen ağzında çiğneyerek gününe başlardı, üstelik, poğaçanın yanında verilen, yenen nesnenin felsefi yaşamıyla hiçbir bağlantısı olmayan, anlamsız bir uygarlaşma belirtisi belki, kâğıt peçeteyi avucunda buruşturup cebine koymayı ihmal etmezdi, peçete girdiği bu yeni konumdan genellikle çamaşır makinesinde yıkanıp sertleşmiş bir şekilde çöpe atıldığında kurtulabiliyordu. peçete için bile olsa, garip bir yaşam çemberiydi bu. her zaman poğaçanın son lokmasıyla bir tren istasyonu büfesinin önüne konan tek masada, cam bardakta çayını içer, camel tüketimine başlardı, spor sayfasını - takımının alışılmış bol gollü maçlarının ardından - daha eğlenceli ve yanlı bulduğu için o gün posta'yı aldı.okumaya başladı, bir süre sonra büfe yöneticisi çocuk ile aynı gazetenin aynı sayfasına baktığını görünce, belleğinin artık unuttuğu 'zamansız çakışmalar" bölümünde 'saçma' sinyali yandı, evrensel koruma yasalarına göre, başka birinin yaşamına girmişti, yasaklanmış, hatta lanetlenmiş bir şanssızlık, gözlerinin kısıldığını, bilinç kontrolünü kaybettiğini hissetti ama hazırlıksızdı, yasalara göre yeni bilinç devreye girdi, cebindeki peçeteye hazırım scotty, işlemi başlatabilirsin diye yazdı ve tren yolu köprüsüne girerken bir kum tanesinin kristalleşmesi gibi, soluk bir ışık parlamasıy Ta yok oldu.

Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)