Skip to main content

DAVID EDDINGS MALLOREON CILT 3 KARANDA’NIN İFRIT KRALI (2)


Mallorya ile burada hayatlarını sürdüren ırkların kısa bir tarihçesi. - Angarak Vakayinamesi'nden hülasa edilmiştir Melcene Üniversitesi Matbaası ÖYLENENLERE göre Angaraklann kadim yurtlan bugünkü Dalasya'nın güney sahillerinde bir yere düşer. Daha sonra Angaraklann Ejderha Tannsı Torak, ilerki günlerde "dünyanın yanlması" olarak anılacak şey için Taş Cthrag Yaska'nm gücünü kullanmıştır. Dünyanın kabuğu aynlıp aşağıdaki sıvı magmanın yukan çıkmasına müsaade ederek, suların Doğu Denizi'ni oluşturmasına neden olmuştur. Dünya zamanla bugünkü halini alıncaya kadar bu afetimsi süreç onlarca yıl devam etmiştir. Bu kanşıklık sonucu, Angaraklar Mallorya'nın vahşi tabiatının derinliklerine kaçarken Alornlar ve müttefikleri batı kıtasının keşfedilmemiş bölgelerine çekilmek zorunda kalmışlardı. Torak, Tann'nın kendisini kullanma biçimine karşı koyan Taş tarafından sakatlanarak çirkinleştirilmiş, Grolim rahiplerinin ise cesareti kırılmıştı. Böylece, ihmal nedeniyle liderlik ordunun eline geçmişti; Grolimler kendilerine geldiklerinde ordu tüm Angarak'ta bilfiil bir düzen kurmuştu bile. Önceki üstünlüklerinden yoksun kalan rahipler ise Karanda Dağlan'nın doruğu yakmlannda, Mal Yaska'da karşıt bir güç merkezi kurmuşlardı. Tam bu esnada Torak, ruhban sınıf ile askeri yönetim arasında yaklaşan bir iç savaşa mani olabilmek amacıyla, kendi kendini kaldırmıştı.Ama Mal Zeth'teki askeri karargâhlara karşı hiçbir harekette bulunmayarak, onun yerine Angarak halkmm dörtte biriyle birlikte Cthol Mishrak'ın Kutsal Şehrini kurmak için...


Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)