Skip to main content

DAVID EDDINGS (TAMULI) PARILDAYAN İNSANLAR CILT 2

aşk nesneleri : kovboy romanları ve ikiz fincanlar : yeni yetmelik döneminde okuduğu vahşi batı romanlarının, zaman içinde ritmik dalgalanmalarla süregiden aşk yaşamını garip bir şekilde
etkileyeceğini pek düşünememişti, beyaz atlara binmekten, siluetini ufkun üzerine düşürerek ilerlemekten mümkün olduğunca kaçın ve senden daha hızlı birinin bugün mutlaka karşma çıkacağını unutma diye özetlenebilecek yaklaşıma uygun şekilde yaşamaya çalışsa da, "mutlaka 'eski sevgili'den daha iyi olmak zorunluluğu"nu pek kabulle-nemiyordu. yine de küçük farklılıklar yaratmak konusunda çırpman karşı cinse karşı gülümseyişini sürdürmeliydi; oyun buysa onlara istediğini verecekti, bir şairden duyduğu, "aşk, kurulabilir" özdeyişinin ardından büyük bir soğukkanlılıkla ve gizliden gizliye oluşturduğu aşk nesneleri katalogundan seçtiği küçük hamleler,
işine oldukça yarıyordu, ama bir noktada büyük uyumsuzluk yaşıyordu, hazır kahve kavramına tamamen yabana oluşu yüzünden paşabahçe'nin önünden, sokak tezgâhlarının yanından geçerken yanındaki sevimli bedenin çıkardığı "ikiz fincan" sesini bir türlü azaltamıyordu. bireyselliğini koru- 1 mak istediği çok az noktadan biriydi, hazır kahve içmemek, orta şekerlilerin fincanları altılı takımlar halindedir ve bu önemlidir, ama yine de kabul edilebilir bir şeydir ki küçük özgünlükler yaratıp olayı sakinleştirmek gerekli ve iyidir, yine kabul edilebilir bir şeydir ki an gelir, hava cehennemin sıcaklığından bir derece fazla olabilirdi.


Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)