Skip to main content

Yılan Büyücüsü Ölüm Kapısı Serisi 4.Cilt-Margaret Weis Tracy Hickman

Bugün Haplo gazabıma uğradı.Hoş olmayan bir iş. Pek az kişi bana inanacak, ama yapılması gerekeni yapmak beni üzdü. Kendimi kısmen sorumlu hissetmesem daha kolay olurdu belki de. Biz Patrynlerin hüküm zamanının yaklaĢtığı, Sartanların bizi attığı bu iğrenç zindandan kurtulup, bir kez daha evrenin haklı önderleri olarak yerimizi alacak kadar güçlendiğimiz belli olunca, aramızdan birini, gidip diğer dünyalar hakkında bilgi toplaması için seçtim. Haplo'yu seçtim. Onu seçtim, çünkü aklı hızlı çalıĢıyordu, bağımsız düĢünebiliyordu, cesurdu,yeni ortamlara uyum sağlayabiliyordu. Ve bunlar, ne yazık ki, onun bana isyan etmesine sebepolan özellikleri oldu. Bu yüzden, yineliyorum -baĢına gelenlerden ben de bir Ģekilde sorumluyum. Bağımsız düĢünebilme. Eski düşmanımız Sartanlar tarafından yaratılan ve menschlerin yaşadığı dünyalardaki bilinmeyen bölgelere giderken bu özelliğin gerekli olduğunu düĢünmüĢtüm. Xar, Bir Kudret Tarihi, cilt 24. Nexus Lordu'nun kiĢisel güncesi. (Xar gerçek ismi değildi. Bu isim, zaten bir Patryn ismi değildir, kuĢkusuz kendi kendine kat ettiği bir isimdir ve muhtemelen kadim dünyadaki, Sezar sözcüğünden üretilmiĢ Çar sözcüğünün yozlaĢmıĢ halidir.) Sartanlar ve Patrynler tarafından kullanılan ve düĢük ırklar, yani insanlar, elfler ve cüceleri tanımlamak için kullanılan sözcük. Bu sözcüğün KoparılıĢ öncesi insan dillerinden birinden (muhtemelen Almanca) alınmış olması ve "halk" anlamına gelmesi ilgi çekici bir noktadır.



Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)