Skip to main content

Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar-Necip Fazıl Kısakürek

Her milletten ve her cinsten mazlumları bir arada topla¬yıcı böyle bir eser, zannımca ilk defa tecrübe ediliyor. Onu bana yazdıran saik, kitabın (Ve...) baslıklı son faslın¬da kekelenmektedir. Öyle bir sâ ki, bu, (Sokrates)ten (Ve...)ye kadar belki her satırdan tütmekte... Evet, bu eserin her satırını buğulayan bir ruh var ki, renk, sekil ve hacim gibi, mücerret mânasiyle, bütün kitaba hâkim... Öyleyse eserdeki«müsah¬hasların çoğu birer bahane; ve her sey, Allanın «Đnsan ki, zalûm ve cehûldür, emaneti kabul etti» fermanına uygun olarak, tarihî zulüm ve mazlumluk dâvasını ve buna en yakısanıgöstermek için... Seçiniz, ayıklayınız, bulunuz ve görünüz! Esere ait bütün kıymet hükümlerini, her türlü değer ölçü¬sünün, bekçisiz ve koruyucusuz, uçup gittiği manevî bir yangın yeri arsasında rüzgâra salıveriyorum. Tesellim surada ki, basıbos ve serseri sanılan bu rüzgâr, kıvılcım ekilecek kalbleri seçmekte ustadır; o kalbler de, seçmekte, ayıklamakta, bul/nakta ve göster¬mekte usta...Tarihî zulüm ve mazlumluk dâvasına büyük bir giris diye kabul edebileceğiniz bu eserin, aynı çapta bir de çıkıs noktası ol¬malıydı. Belki bir gün o da olur. Ama bazı zaman ve mekânlarda öyle sokaklar görülmüstür ki, girseniz de, tam içine dalacağınız evin önüne gelince geriye dönmek zorunda kalırsınız. Ve maz¬lum, bahsettikleriniz midir, siz misiniz, eseriniz mi, ayırt-ede-mezsiniz. Ne yapalım; rüzgâr meselesi...Bizim, bazen, belki de hep, göğsümüze doğru esen rüzgârın, bir gün ense kökümüzün bir karıs altından iteceği ümi¬dini hiç kaybetmedim; ve bu ümitle her çileye katlandım, didin¬dim, çabaladım, yasadım. Can gidebilir, fakat bu ümit gitmez. Bu ümit, Mevlâ neylerse güzel eylediğini bilenler içindir. Allah yolunun gerçek mazlumlarına selâm olsun!..
N.F.K /1966

Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)