Skip to main content

Karanlığın Kuşatması Drizzt Do'urden'in Maceraları 3 R. A. Salvatore

Görünüş itibarıyla, Cehennem'in bu dumanlı katmanında girdap gibi dönen çamurlar arasında gezmeyecek kadar güzel bir yaratıktı. Çok güzeİdi. Yüz hatlan sanki bir oyma eseri gibi ince ve zarifti. Parlak abanoz renkli teni, ona canlı bir sanat eseri, yaşayan obsidiyen bir heykel havası veriyordu. Etrafındaki yaratıklar, mesela sürüngen sümüklüböcekler ve yarasa kanatlı canavarlar, her hareketini takip ediyor, onu dikkatle ve ihtiyatla izliyordu. Hatta içlerinde en büyük ve en güçlü olanlar, yani büyük bir şehri tek başına yakıp yıkabilecek boyuttaki devasa iblisler bile ondan güvenli bir u-zaklıkla duruyordu. Zira dış görünüş aldatıcı olabilirdi. Bu güzel vücutlu dişi, her ne kadar zarif ve hatta Cehennem'in korkunç canavarlannın standartian-na göre cılız görünse de, şu anda kendisini imleyen iblislerin herhangi birini, onunu ya da ellisini yok edebilirdi. Ġblisler de bunu biliyor ve onu rahatsız etmiyorlardı. O, kara ciflerin, yani drowlann tanncası Örümcek Kraliçe Lloth idî. Kaosun vücut bulmuş hali, zarif yüzünün ardında bir canavar gizli olan bir yıkım aracıydı. Lloth, çamurlu girdaplann zerindeki küçük adacıklarda bulunan uzun ve gür mantar kümelerinin olduğu alana sakince girdi. Bir adacıktan diğerine kayıtsızca yürüyor, sıçrayan çamurlara o kadar hafifçe basıyordu ki kara renkli zarif terliklerinin altı bile çamura bulanmıyordu.Bu katmanın en güçlü sakinlerinden birçoğunu gördü, hatta mantar korularının altında uyuyan gerçek tanar'ri iblisleriyle bile karşılaştı ve hepsini kabaca uyandırdı. Bu sinirli yaratıklar kaçınılmaz olarak kalkıp hırladılar ve kendilerini uyandırana sonsuz bir azap vaat ettiler. Ve yine kaçınılmaz olarak, Lloth onlardan sadece bir sorunun cevabını istediği için epey rahatladılar. Her seferinde Lloth, "Nerede o?" diye sordu ve canavarların hiçbiri o dev iblisin konumunu tam olarak bilmese de Lloth'a yön gösterdi. En sonunda aradığı yaratığı buldu; köpek çenesine, boğa boynuzlarına ve iri vücudunun arkasına kıvırdığı kocaman deri kanatlara sahip olan iki ayaklı, devasa bir tanar'riydi bu. Oldukça siklon görünen yaratık, tuhaf kafasını yukarı kaldırdığı elinin avuç içine koymuş, mantardan oyduğu tahtında oturuyordu. Pis, kıvrık pençeleriyle soluk çenesini ritmik bir şekilde kaşıyordu. Yaratık diğer elinde çok kayışlı bir kamçı tutuyor ve sık sık onu savurarak mantar tahtının yan tarafını kırbaçlıyordu; ki tahtın yanında, bu sonsuz bekleyiş sırasında işkence etmek için seçtiği bahtsız yaratıklardan birisi duruyordu.


Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

Ernest Hemingway - Yasli Adam Ve Deniz Ve Secilmis Hikayeler

Nehrin Ötesinde» acı eleştirilere uğramıştır. Kardeşi Leicester Hemingway, bu iki kitap '.üstüne şu bilgileri veriyor Yabancı memleketlerdeki telif haklan ona önemli paralar getirince, Mary ile Avrupa'ya gitti. O kadar iyi çalışmış ve ilk denizaşırı yıllarını çok tatlı geçirmiş olduğu İtalya'yı görmek istedi. Venedik yakınlarındaki bataklıklarda ördek avlarken, rüzgârdan gözüne yanık barut kaçmış ve bu da bir enjeksiyona yol açmıştı. Kör olma tehlikesi ile karşılaştı, hattâ hayatı bile tehlikeye girergibi oldu. Milyonlarca ünitelik penisilin sayesinde kurtuldu.Nehrin Ötesinde'yi kâğıda çekmişti.. Bu roman çabuk yazılmıştı. Ama Ernest onu mükemmel buluyor ve Cosmopolitan'da tefrika edildikten sonra yapılan ağır eleştirilere üzülüyordu.Kitaptan bir dostuna söz ederken,— içinde gerçek ve sevimli bir kız var, demişti.«Ertesi yıl Leland Hay ward onu, Yaslı Adam ve Denizi önce Life'de, sonra da kitap olarak yayımlamaya kandırdı. Kitabın yayımlanmasında gösterilen u...

OĞUZ SAYGIN HAYATIN İÇINDE KIŞISEL GELIŞIM

Kisisel Gelisim Nedir? "Problemler, onları meydana getiren düzeyde çözülemezler." Einstein Basınıza gelen her olay, her problem büyük bir bulmacanın küçük ve anlamsız görünen bir parçasıdır. Ancak bu küçük ve anlamsız parçaları bir bütünlük içerisinde birlestirdiğimiz zaman ortaya mükemmel bir sekil Çıkabilir. Bize anlamsız gelen küçük parçaların nereye ait olduklarını sorgulamaya ve nerelere girebileceğini görmeye basladığımızda, kendimizle ve gerçek hayatla ilgili daha önce hiç farketmediğimiz güçlü inançlarımızın ve büyük hedefleri gerçeklestirmek için bizde var olan özelliklerimizin farkına varırız. Bu farkındalık bize her seferinde neler yapmamız gerektiğini hatırlatır.