Curt Wilcox'ın oğlu, babasının ölümünün ardından merkezde çok, gerçekten çok vakit geçirmeye başladı ama kimse ona orada ne işi olduğunu sormadı veya ayak altından çekilmesini söylemedi. Ne yaptığını arılıyorduk: babasının anısına tutunmaya çalışıyordu. Polisler, yas tutanın psikolojisinden iyi anlar,
çoğumuz bu konuda dilediğimizden fazla bilgiye sahibizdir.
O yıl, Ned Wilcox, Statler Lisesi'nde son sınıf öğrencisiydi. Futbol takımını bırakmış, seçim zamanı geldiğinde Ekip D'yi seçmiş olmalıydı. O yaşta bir gencin cuma akşamlan maçlara çıkıp cumartesi geceleri partilere gitme seçeneğini bir kenara bırakıp ücret almadan ayak işleri yapmayı yeğlemesi biraz tuhaftı, ama yaptığı tam olarak buydu. Hiçbirimizin onunla yaptığı seçim üzerine konuştuğunu sanmıyorum, kararına saygı duyuyorduk. Maçları bir kenara bırakmanın zamanının geldiğine karar vermişti, hepsi buydu. Yetişkin erkekler böyle kararlara varmakta çoğunlukla zorlanır; Ned kendi kararını içki ya da bir paket sigara satın almasının hâlâ yasak olduğu bir yaşta verdi. Babası yaşasa onunla gurur duyardı. Bundan eminim. Etrafta ne kadar çok vakit geçirdiği göz önüne alınırsa sanının B B arakası'ndakini görüp birine onun ne olduğunu ve orada ne aradığını sorması kaçınılmazdı. Büyük ihtimalle de bana soracaktı, çünkü ben babasının en yakın dostuydum. En azından hâlâ bir polis olan dostlarından en yakını. Sanırım içimde bir yerlerde, bunun gerçekleşmesini istiyordum. Eskilerin dediği gibi, ya iyileştir ya da öldür. Meraklı kediyi biraz olsun tatmin et.Curtis Wilcox'ın başına gelenler son derece basitti. Curt'ün de şahsen tanıdığı ve altı yedi kez tutukladığı müzmin bir sarhoştu canını alan. Alkolik Bradley Roach kimsenin canına kastetmemişti; zaten sarhoşların çoğu etmezdi. Ama elbette bunu bilmek, uyuşuk kıçlarına sıkı bir tekme atma isteğinizi ortadan kaldırmaya yetmiyor. Curtis, 2001 yılının sıcak bir temmuz gününün sonlarına doğru, Burger King ya da Taco Bell yemekten bıkmış olan şoförünün ev yemeği yeme umuduyla otobandan çıktığı büyük, on altı tekerlekli bir eyaletler arası tın kenara çektirmişti. Curt, Pennsylvania 32. Karayolu ile Humboldt Yolu'nun kesiştiği yerdeki terk edilmiş Jenny benzin istasyonunun önündeki asfalta -bir başka deyişle lanet olası eski Buick Roadmaster'ın yıllar önce evrenin bu bölümünde ortaya çıktığı yere- park etmişti, isterseniz buna bir rastlantı diyebilirsiniz ama ben bir polisim ve rastlantılara inanmam. Benim inandığım, giderek uzayan ve narinleşen, sonunda da kötü şans ya da insanların acımasızlığıyla ortadan kalkan olaylar zinciridir. Ned'in babasının tın durdurmasının nedeni, altında sallanan lastik parçasıydı. Yanına gittiğinde arka lastiklerin birinden sarktığını gördü. Birçok şoför eskiyen lastikleri kaplatıyordu. Dizel yakıt çok pahalı olduğu için buna neredeyse mecbur kalıyorlardı ve bazen lastik bu şekilde soyuluyordu. Eyaletler arası yollarda kopan lastikparçalarına sık sık rastlamak mümkündü.
çoğumuz bu konuda dilediğimizden fazla bilgiye sahibizdir.
O yıl, Ned Wilcox, Statler Lisesi'nde son sınıf öğrencisiydi. Futbol takımını bırakmış, seçim zamanı geldiğinde Ekip D'yi seçmiş olmalıydı. O yaşta bir gencin cuma akşamlan maçlara çıkıp cumartesi geceleri partilere gitme seçeneğini bir kenara bırakıp ücret almadan ayak işleri yapmayı yeğlemesi biraz tuhaftı, ama yaptığı tam olarak buydu. Hiçbirimizin onunla yaptığı seçim üzerine konuştuğunu sanmıyorum, kararına saygı duyuyorduk. Maçları bir kenara bırakmanın zamanının geldiğine karar vermişti, hepsi buydu. Yetişkin erkekler böyle kararlara varmakta çoğunlukla zorlanır; Ned kendi kararını içki ya da bir paket sigara satın almasının hâlâ yasak olduğu bir yaşta verdi. Babası yaşasa onunla gurur duyardı. Bundan eminim. Etrafta ne kadar çok vakit geçirdiği göz önüne alınırsa sanının B B arakası'ndakini görüp birine onun ne olduğunu ve orada ne aradığını sorması kaçınılmazdı. Büyük ihtimalle de bana soracaktı, çünkü ben babasının en yakın dostuydum. En azından hâlâ bir polis olan dostlarından en yakını. Sanırım içimde bir yerlerde, bunun gerçekleşmesini istiyordum. Eskilerin dediği gibi, ya iyileştir ya da öldür. Meraklı kediyi biraz olsun tatmin et.Curtis Wilcox'ın başına gelenler son derece basitti. Curt'ün de şahsen tanıdığı ve altı yedi kez tutukladığı müzmin bir sarhoştu canını alan. Alkolik Bradley Roach kimsenin canına kastetmemişti; zaten sarhoşların çoğu etmezdi. Ama elbette bunu bilmek, uyuşuk kıçlarına sıkı bir tekme atma isteğinizi ortadan kaldırmaya yetmiyor. Curtis, 2001 yılının sıcak bir temmuz gününün sonlarına doğru, Burger King ya da Taco Bell yemekten bıkmış olan şoförünün ev yemeği yeme umuduyla otobandan çıktığı büyük, on altı tekerlekli bir eyaletler arası tın kenara çektirmişti. Curt, Pennsylvania 32. Karayolu ile Humboldt Yolu'nun kesiştiği yerdeki terk edilmiş Jenny benzin istasyonunun önündeki asfalta -bir başka deyişle lanet olası eski Buick Roadmaster'ın yıllar önce evrenin bu bölümünde ortaya çıktığı yere- park etmişti, isterseniz buna bir rastlantı diyebilirsiniz ama ben bir polisim ve rastlantılara inanmam. Benim inandığım, giderek uzayan ve narinleşen, sonunda da kötü şans ya da insanların acımasızlığıyla ortadan kalkan olaylar zinciridir. Ned'in babasının tın durdurmasının nedeni, altında sallanan lastik parçasıydı. Yanına gittiğinde arka lastiklerin birinden sarktığını gördü. Birçok şoför eskiyen lastikleri kaplatıyordu. Dizel yakıt çok pahalı olduğu için buna neredeyse mecbur kalıyorlardı ve bazen lastik bu şekilde soyuluyordu. Eyaletler arası yollarda kopan lastikparçalarına sık sık rastlamak mümkündü.

