ESKİ BİR DOSTUN DEDİĞİ GİBİ, burada şimdiki zamanın akıcılığında, hiçbir şeyin kesin olmadığı bir yerdeydik. Burası: Deniz seviyesinden yaklaşık altmış metre yükseklikte, gökyüzünde kartalların süzülerek uçuştuğu, Mississippi Nehri’nin
kıvrımlarının doğal bir sınır oluşturduğu Wisconsin’in uzak batı kenarı. Şimdi: Temmuz ayının ortasında bir cuma sabahının erken saatleri. Bir iki yıl önce girdiğimiz yeni yüzyılın ve yeni milenyumun belirsiz rotasında gizlenenleri kör bir adamın bile hepimizden fazla görme şansı var. Burada ve şimdi, saat sabahın
altısını henüz geçmiş, güneş her sabah olduğu gibi bulutsuz
gökyüzünün doğusunda ilk kezmişçesine geleceğe doğru yükseliyor, günün yeni ışıkları, hepimizi birer köre çevirerek giderek küçülen geçmişin karanlığını geride bırakıyordu.
Aşağıda, güneşin ilk ışıkları, geniş nehrin yumuşak dalgalarını erimiş altına dönüştürüyordu. Tepeye doğru genişleyen bu sakin görünümlü kasabanın, Nailhouse Row adındaki mahallesindeki County Op Yolu üzerine sıralanmış eski püskü iki katlı evlerin arka bahçeleriyle nehir kenarı arasında uzanan Burlington Kuzey Santa Fe Demiryolu’nun rayları güneşin altında parlıyordu. O anda, Coulee Bölgesi’nde hayat, nefesini tutmuş gibiydi. Bizi saran hareketsiz hava içinde öylesine bir saflık ve tatlılık barındırıyordu ki, bir kilometre ötede topraktan
sökülen bir turpun kokusunu olduğumuz yerden duyabilirdik.
Nehri, parlayan rayları, Nailhouse Row’u oluşturan bahçelerle çatıları ve park edilmiş bir sıra Harley Davidson motosikleti ardımızda bırakıp güneşe doğru süzüldük. Bu albenisi olmayan küçük evler yakın zamanda sona eren geçmiş yüzyılın başında Pederson Çivi Fabrikası’nda çalışan metal dökücüler, kalıpçılar ve kasa işçileri için inşa edilmişti. Çalışanların, kendileri için yapılan konutlardan pek şikâyetçi olamayacakları göz önüne alınarak evlerin inşaatında bulunabilen en ucuz malzemeler kullanılmıştı (Pederson Çivi Fabrikası ellili yıllarda ağır krizler geçirmiş,
kıvrımlarının doğal bir sınır oluşturduğu Wisconsin’in uzak batı kenarı. Şimdi: Temmuz ayının ortasında bir cuma sabahının erken saatleri. Bir iki yıl önce girdiğimiz yeni yüzyılın ve yeni milenyumun belirsiz rotasında gizlenenleri kör bir adamın bile hepimizden fazla görme şansı var. Burada ve şimdi, saat sabahın
altısını henüz geçmiş, güneş her sabah olduğu gibi bulutsuz
gökyüzünün doğusunda ilk kezmişçesine geleceğe doğru yükseliyor, günün yeni ışıkları, hepimizi birer köre çevirerek giderek küçülen geçmişin karanlığını geride bırakıyordu.
Aşağıda, güneşin ilk ışıkları, geniş nehrin yumuşak dalgalarını erimiş altına dönüştürüyordu. Tepeye doğru genişleyen bu sakin görünümlü kasabanın, Nailhouse Row adındaki mahallesindeki County Op Yolu üzerine sıralanmış eski püskü iki katlı evlerin arka bahçeleriyle nehir kenarı arasında uzanan Burlington Kuzey Santa Fe Demiryolu’nun rayları güneşin altında parlıyordu. O anda, Coulee Bölgesi’nde hayat, nefesini tutmuş gibiydi. Bizi saran hareketsiz hava içinde öylesine bir saflık ve tatlılık barındırıyordu ki, bir kilometre ötede topraktan
sökülen bir turpun kokusunu olduğumuz yerden duyabilirdik.
Nehri, parlayan rayları, Nailhouse Row’u oluşturan bahçelerle çatıları ve park edilmiş bir sıra Harley Davidson motosikleti ardımızda bırakıp güneşe doğru süzüldük. Bu albenisi olmayan küçük evler yakın zamanda sona eren geçmiş yüzyılın başında Pederson Çivi Fabrikası’nda çalışan metal dökücüler, kalıpçılar ve kasa işçileri için inşa edilmişti. Çalışanların, kendileri için yapılan konutlardan pek şikâyetçi olamayacakları göz önüne alınarak evlerin inşaatında bulunabilen en ucuz malzemeler kullanılmıştı (Pederson Çivi Fabrikası ellili yıllarda ağır krizler geçirmiş,

