İlk cilt, Kara Kule (Silahşor)'da Gilead'lı Roland Deschain, babasına sahte bir dostlukla yaklaşan ancak gerçekte Uç-Dünya'nın uzak köşelerindeki Kızıl Kral'm hizmetkârlığını yapan Siyahlı Adam Walter'i takibi ve sonunda yakalamasıanlatılıyor. Yarı insan olan Walter'i yakalamak, Roland için sadece Orta-
Dünya'nın giderek hızlanan çöküşünün ve Işın-lar'ın yavaş ölümünün durdurulabileceğini, hatta işlemin tersine çevrilebileceğini umduğu Kara Kule'ye doğru atılmış bir başka adımdan ibaret. Bu romanın alt başlığı, YENİ BAŞLANGIÇ.
Onunla tanıştığımızda Kara Kule'nin Roland'ın saplantısı, tek amacı ve yaşam nedeni olduğunu öğreniyoruz. Ondan kurtulmak isteyen Mar-ten'in Roland'ı henüz bir çocukken, kaybedip utanç içinde batıya sürülmesi için erkeklik sınavına girmeye zorladığını görüyoruz. Ama Roland, beklenmedik bir silah seçimi yaparak erkeklik sınavından başarıyla çıkıyor ve Marten'in planlarını boşa çıkarıyor. Roland'ın babası Steven Deschain, oğlunu ve iki arkadaşını (Cuth-bert Allgood ve Alain Johns) daha çok oğlunu Walter'dan uzak tutmak amacıyla deniz kıyısındaki baronluklardan biri olan Mejis'e gönderiyor. Roland orada bir cadıyla ters düşen Susan Delgado ismindeki kızla tanışıp ona âşık oluyor. Cöos'lu Rhea kızın güzelliğini kıskanıyor, üstelik çok da tehlikeli bir kadın, zira Gökkuşağı'nın Renkleri (veya Büyücü'nün Küreleri) adı verilen son derece güçlü cam kürelerden
birine sahip.Bu kürelerden on üç adet var; içlerinde en güçlü ve tehlikeli olan, Siyah On Üç. Roland ve dostları, Mejis'te pek çok macera yaşıyor ve sonunda canlarını kurtarmayı başararak (ve Gökkuşağı'nın pembe küresini alarak) kaçıyorlar. Bununla birlikte penceredeki güzel kız, Susan Delgado, bir kazığa
bağlanmış halde alevler içinde can veriyor. Bu hikâye, dördüncü cilt olan Büyücü ve Cam Küre'de anlatılıyor. Bu romanın alt başlığı, İLİŞKİ.

