Skip to main content

Iris Murdoch Ateş ve Güneş

İlk ağızda şunu söyleyelim ki, elbette Platon bütün sanatçıları siteden kovmadı ya da herhangi birini kovma fikrini her zaman ortaya atmadı. Devlet (398 a) adlı yapıtında yer alan unutulmaz bir pasajda, dram şairi ideal devleti gezmeye kalkışacak olursa, kendisine sınıra değin nazikçe eşlik edileceğini söylüyor. Iris Murdoch Ateş ve Güneş Başka bir yapıtında ise daha az nazik Platon. Yasalar’da titiz bir sansür sistemi öneriyor. Baştan sona değin bütün yapıtlarına dağılmış olarak, sanatlarla uğraşanlara yöneltilmiş sert eleştiriler, hatta acı alaylar var. Bu, şaşırtıcı bir tutumdur ve bir açıklamayı gerektirir gözüküyor. Ancak, ilginç bir soru gibi gözüken şey, ilginç olmayan bir yanıtla karşılaşabilir. (s.7) Platon'un sanata niçin bu kadar düşmanca baktığı sorusuna verilmiş oldukça açık yanıtlar vardır. Iris Murdoch Ateş ve
GüneşDevlette (607 b), "felsefe ve şiir arasındaki eski bir kavgadan söz eder Platon. Şairler, peygamberler ve bilgeler olarak, filozofların ortaya çıkışlarından çok önce var olmuşlardı ve bu kişiler teolojik ve evrenbilimsel bilginin geleneksel yayıcılarıydılar.Herodotos biz Yunanların Homeros'tan ve Hesoidos'tan önce tanrılar hakkında pek azşey bildiklerini ve onlara bu bilgeleri Homeros ile Hesoidos'un öğrettiklerini söylüyor. Herakleitos ise 'çoğu insanın öğretmeni’ olarak adlandırdığı Hesoidas'a, rakip bir otorite olarak saldırıyor.Iris Murdoch Ateş ve Güneş Tabii, aynı zamanda,toplumsal istikrar ile özellikle ilgilenen herhangi bir siyaset kuramcısının (Hobbes gibi Platon'un da bunun için haklı gerekçeleri vardı) sansürün kullanımlarını düşünmesi olası bir şeydir.




PAYLAŞIN

Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)