Skip to main content

Sherlock Holmes Mavi Yakut


St. George Đlahiyat Koleji'nin Müdürü ve Doktor olan Elias Whitney'iıı kardesi Isa Whitney, ileri derecede afyon bağınılısıydı. Kolejdeyken De Quincey'nin kitabını okumus ve kendi de aynı seyleri yasamak için tütününe afyon tentürü katarak bu alıskanlığa baslamıstı. Birçoklarında olduğu gibi, o da bırakmanın baslamaktan daha zor olduğunu görmüs; ama ne çare, uzun yıllar ilacın kölesi;
arkadasları ve akrabalarının utanç ve üzüntü kaynağı olmustu. Sarı, solgun yüzü, sarkık dudakları ve küçülmüs gözbebekleriyle bir sandalyeye yığılmıs olan bu soylu adamın enkazı hâlâ gözlerimin önünde.Bir gece - 89 yılının Haziran ayında - insanın esnemeye ve saate bakmaya basladığı vakitlerde kapım çalındı. Oturduğum yerde doğruldum. Karım, elindeki örgüyü bırakıp hayal kırıklığını yansıtan bir ifadeyle:"Bir hastan olmalı," dedi. "Dısarı çıkman gerekecek."Kendi kendime söylendim; çünkü zaten yorucu bir gün geçirmistim. Dıs kapının açıldığını, asağıda aceleyle bir seylerin konusulduğunu ve döseme üstündeki hızlı ayak seslerini duyduk. Kapımız açıldı ve içeri, koyu renk elbiseli, siyah tüllü bir bayan girdi.
"Böyle geç bir vakitte geldiğim için özür dilerim," diye basladı, ama kontrolünü yitirerek ileri fırladı;kollarını karımın boynuna doladı ve basını omzuna koyarak ağlamaya basladı. "Ah, basım öyle bir dertte ki!" diye bağırdı. "Yardıma ihtiyacım var."Hay Allah," dedi karım, kadının peçesini kaldırarak, "Kate Whitney'mis. Beni ne kadar korkuttun Kate! Đçeri girdiğinde kim olduğunu anlamamıstım."Ne yapacağımı bilemediğimden doğruca size geldim."Her zaman böyle olurdu zaten. Derdi olan, doğrudan karıma kosardı.


Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)