Skip to main content

Sherlock Holmes Tehlike icindeyim


Sherlock Holmes, elindeki gazeteyi katladı; oturduğu genis koltuğun hemen yanındaki etajerin üstüne bıraktı. Söminedeki odunlar hafif bir çıtırtı ile yanıyor, odaya tatlı bir sıcaklık yayılıyordu. Sherlock Holmes'in bakısları, bir an için. alevlerin kıvrak hareketlerine daldı. Sonra, yavas yavas onlardan ayrılarak, pencerenin önünde durup dısarısını seyreden arkadası Doktor Watson'a doğru çevrildi.
- Watson, diye seslendi. Orada durmaktan bıkmadın mı? Su son günlerde karsılastığımız güçlüklerden epeyce yorulduk. Suradan iki pipo al da gel otur.Söminenin karsısında birer tane daha tüttürelim. Sonra, yataklarımıza gider yatarız. Bu kadar yorulduktan sonra bir gecelik rahat bir uyku ikimiz için de faydalı olur sanırım.Doktor Watson pencereinin önünden ayrıldı. Ufak bir dolapta sıralanan çesitli pipolardan iki tane seçerek, doldurdu. Bunlardan birini Hol mes'e uzatırken,Sherlock Holmes'in bir el isareti üzerine, olduğu yerde durdu.- Telefon çalıyor galiba, Watson! Dısarıdan gelen sese kulak veren Doktor Watson- Evet; bana da öyle geliyor, dedi.
Hafif bir zil sesi duyar gibiyim. Ama siz telefonu kestirtmemis miydiniz? Sherlock Holmes'in dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. - Doğru hatırlıyorsun! Azizim Watson!... Fazla meraklılardan, münasebetsizlerden kurtulmak için böyle birsey yaptım. Fakat, önemli bir durum karsısında beni arayabilmeleri için yalnız dostlarımın bildiği bir baska telefonumun daha bulunduğunu unuttun galiba!


Popular posts from this blog

OĞUZ SAYGIN HAFIZA TEKNIKLERI ILE BEYIN GÜCÜNÜ GELIŞTIRME

Öğrencilik yıllarımdan beri, içimde çok büyük kaynakların olduğuna inanıyordum. Ancak, geçen uzun yıllar boyunca bu kaynaklara ulasmanın yollarını bulamamıstım.Hafıza eğitimi ile tanıstığımda, aradığım kaynaklara giden aracı bulduğumu hissettim. Hafıza eğitiminde sağlamıs olduğum hızlı ilerleme, kendime olan özgüvenimi inanılmaz derecede artırdı. Her geçen gün, içimdeki büyük kaynaklara ulastığımı hissediyor ve çalısmalarımı daha da hızlandırıyordum. Bu çalısmalar sonucunda edindiğim bilgileri insanlara seminerler yoluyla aktarmaya basladım. Đstanbul'da ve Anadolu'nun birçok kentinde verdiğim sayısız seminerler sonunda hafıza eğitimi ile ilgili bir CD çıkarmaya karar verdim. Bu CD ülke çapında büyük bir ilgi gördü.Bir hafıza seminerim sırasında tanıstığım Ahmed Cemil Bey veiki oğlu Abdullah ve Muhammed'in hafıza eğitimi ile ilgiliçoközel çalısmalar yapmaları ve bu ise gönül vermeleri beni çok etkiledi. Abdullah ve Muhammed'le ülke çapında yapmıs olduğumuz basarılı ça...

NLP Değişim için Beyninizi Kullanın - Richard Bandler

Dünyaya gelmeni annen ve baban istediler. Bu onların işiydi.Ama yaşamak senin işindir. Sana pek çok şey öğreteceğiz ama yaşamayı öğrenmeyi sana bırakacağız. Onu tek başına öğreneceksin. Bu kitabı sana yazılmış mektuplar olarak oku. Şimdi değil, ilerde okuyacaksın, henüz beş yasındasın ama 2000 yılında on dört yaşında olacaksın.Okuduğun zaman belki kendi hayatını bulacaksın, belki o zamanlar nelerle uğraşmışlar diyeceksin. Ama bir zamanlar birinin senin hayatını düşündüğünü, senin geleceğini düşündüğünü anlayacaksın. Bu da o birine yetecektir. Hep ne güzel, yaşıyorum diyebilmeni diliyorum. Sevgim hep bütün insanların olacak... ÜCRETSİZ iNDİR BEKLEMEDEN İNDİR

Köprü - Ayse Kulin

Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler. Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden. (Tanıtım Bülteninden)