Skip to main content

Posts

Nelli'nin Öyküsü - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Sırtımdan soğuk terler boşandı. Çok korkmuştum, ama hemen sonra karşımda duranın bir kız çocuğu olduğunu farkettim. O anda bu tanımadığım çocuğun garip görüntüsü yerine iki gün önce ölen ihtiyar Smith'in kendisi karşıma çıkmış olsaydı, bu kadar korkmazdım.Küçük kız sessizce yaklaşıp önümde durdu. Daha ağzından tek söz çıkmamıştı.Çocuğa daha dikkatlice baktım. Oniki, onüç yaşlarında, ağır bir hastalıktan yeni kalkmış gibi çok zayıf, solgun, ufak tefek bir kızdı. îri, kara gözleri ise tersine, son derece canlı, parlaktı. Sol elindeki eski, yırtık bir atkıyla akşam serinliğinde üşümüş göğsünü örtüyordu. Giysileri parça parçaydı. Tarak yüzü görmemiş gür, siyah saçları dağınıktı, iki dakika kadar böylece karşılıklı bakıştık.

Bir Garip Kişinin Düşü - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Bugün alaylardan artık alınmadığımı söylemeliyim. Bana güldüklerinde daha bir eğleniyorum. Alaycıların Gerçek’i tanımadıklarını, benim, benim tanıdığımı üzülerek görmeseydim, başkaları gibi, açıktan açığa kahkahayı basardım.Gerçek’i   tanımakta yalnız olmak çokta güçmüş. Ama anlamayacak onlar; yoo! Anlamayacak onlar!

Amcanın Rüyası - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

19. yüzyıl Rusya´sının taşrasında bir kır köşkündeyiz. Akıl sağlığı pek yerinde olmayan ama soylu olduğu için çevredeki zengin ve aristokrat aileler tarafından saygıyla karşılanan bir prens, yeğeni ve genç kızlarını Prensle evlendirmek suretiyle soylular arasına girerek sosyeteye karışma hayallerin kuran bir dizi taşra kadının garip ve komik öyküsü "Amcanın Rüyası".Dostoyevski´nin sert ve kinayeli dili bu sefer Çarlık dönemi Rusya´sının kültürel yozlaşma içindeki Rus aristokratlarına yöneliyor. Fransız kültürüne özenti içindeki insanları en komik ve en zayıf halleriyle sergileyen Dostoyevski aynı zamanda güçlü bir aristokrasi eleştirisi sunuyor.

Karamazov Kardeşler-Cilt 2 - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Alyoşa yı gene önce Bayan Hohlakova karşıladı Kadın acele ediyordu; önemli bir şey olmuştu: Katerina îvanovna nın isteri krizi bayılma ile sonuçlanmış, sonra da genç kadına korkunç bir bitkinlik gelmişti, yatağa düşmüş, gözlerini kaydırmış sayıklamağa başiamıstı Şimdi de ateşi yükselmişti. Hemen Hertzens:ube ye ve teyzelerine haber vermişlerdi; teyzeleri gelmişti bile. Hertzenstube ise hâlâ gelmemişti. Hepsi Katerina İvanovna nın odasında oturuyor, bekliyorlardı Bir şeyler olacaktı. Katerina İvanovna hâlâ kendinde değildi. Ya bir de nöbet başlarsa?

İnsancıklar - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Pencerelerimiz açıktı, güneş parlıyor, kuşlar cıvıldaşıyordu. Rüzgâr havaya bahar kokularını yayıyordu. Doğa uyanıyordu. Her şey bahara yaraşır şekilde güzel ve düzenliydi. Hatta bir sürü güzel rüya bile gördüm. Hepsi de sizinle ilgiliydi Varenka. Sizi insanın zevki, doğanın süsü kuşlara benzettim. Sonra birden dert ve tasa içinde yaşayan biz insanların, havadaki kuşların kaygısız ve masum mutluluklarını kıskanmamız gerektiğini hissettim. Daha buna benzer karşılaştırmalar yaptım. Elimde aynı şeylerden söz eden bir kitabım var Varenka, her şey ayrıntısıyla anlatılmış orada. Size bunları çeşit çeşit hayallerim olduğunu anlatmak için yazıyorum. Üstelik şimdi bahar, insanın aklına hep hoş ve tatlı şeyler geliyor. Her şey gül gibi pembe oluyor. İşte bu yüz­den size bunları yazdım. Daha doğrusu bunları bir kitaptan al­dım. Yazar duygularını dizelere döküp diyor ki: "Neden kuş değilim sanki, yırtıcı bir kuş?"İşte böyle devam edip gider. Daha bir sürü düşünceler var içinde ama bo...

Silahlara Veda - Ernest Hemingway

Kitapta yalnızca savaş değil, aynı zamanda insanların korkuları, acıları ve duyguları büyük bir ustalıkla anlatılmıştır. “Nasıl yararlandınız böyle?” diye sordu. “Bakayım filmlere. Evet. Tamam. Bakıyorum demir gibisiniz. Kim bu güzel kız? Sevgiliniz mi? Şu savaşın canı cehenneme. Nasıl, acıyor mu? Cesur bir delikanlısın sen! Yeniden ayağa kaldıracağım seni. Acıyor mu? Hem de nasıl desene! Canını acıtmayı seviyor şu doktorlar!Şu ana kadar neler yapıldı size? Ameliyattan sonra ayıldığımda hala hayatta olduğumu fark ettim. İlaçla uyuşturuyorlar, uyandığınızda kendinizi sarhoş gibi hissediyorsunuz. Yalnız, safradan başka hiçbir şey çıkmıyor, sonra da kendinizi hiç de rahatlamış hissetmiyorsunuz. Yatağın ayak ucunda kum torbaları var. Torbalar alçı kalıbından dışarı uzanan demir çubuklara bağlıydı. Miss Gage başımda bekliyordu. "Şimdi Nasılsınız?" dedi. "Daha iyiyim," dedim

Yoksul Çalgıcı - Franz Grillparzer

Yer yer çatlamış eski kemanından, görünürde ekmeğini çıkartmaya çalışan çalgıcı Jakob öteki sokak çalgıcılarından farklıdır. Önünde notalar vardır, ama o, zaman ölçüsünden, melodiden yoksun, sadecekendisi için var olan bir dünyada, sadece kendisini anladığı, hissettiği birşeyler çalıp durur.